Gıda Hattı

10 ayda 24 kilo

2 Ekim 2006, 04:32
Paylaş


En baba diyet
2005 Nisan’ından beri gerçekleştirilen zayıflamaya yönelik beslenme programı sayesinde Süleyman Demirel kendini 50 yaşında hissediyor.

Sayın Süleyman Demirel diyabet ve hipertansiyon sorunlarına rağmen yoğun programını aksatmıyor. 10 ayda 24 kilo veren Demirel zayıflama diyetini  Özel Doktoru Aylin Cesur ile beraber yürüttü. 6 yıldır Süleyman Demirel’in doktorluğunu yapan Cesur, 16 Mayıs 2000’den itibaren Özel Doktor olarak görev yapmaya başladı. Günde 12 saat Süleyman Demirel’le birarada olan Cesur zayıflamaya yönelik beslenme programını 2005 Nisan’ında uygulamaya başladı. Bu tarihten önce Ankara Güven Hastanesi Endokrinoloji Kliniği’nden Dr. Mustafa Cesur tarafından hazırlanan program modifiye edilerek uygulandı.

Diyet programından önce Sayın Süleyman Demirel’in sağlığı gayet iyiydi ve her şey yolunda idi, ama fazla kilonun gerek diyabet regülasyonuna, gerekse diğer sistemlere uzun vadede zarar vereceği gerçeği böyle ciddi bir programın uygulanmasını zorunlu kıldı.

Önce Süleyman Demirel’e diyetin tüm ayrıntıları anlatarak onay ve desteği alındı. Daha sonra, aşçıyı yakın takibe alarak yapılacak değişiklikle doktoru tarafından  tüm incelikleri ile anlatıldı. Kullanılan yağların, malzemelerin seçimi, miktarları, yemeklerin hazırlanış biçimi tamamen değişti. Her sabah kilo kontrolü yapıldı. Ara öğünlerin asla atlanmamasını sağlandı. Doktor tarafından protein, yağ, karbonhidrat, vitamin dengesine sadık kalınarak, öğlen proteinlerin, akşamsa sebzenin ağırlıklı olduğu menüyü hazırlanarak her sabah aşçıya tek tek tarif edildi. Peynirin, yoğurdun yağ ve tuzunu alınıp, tavuğun derisi etin yağları ayrıldı. Atıştırma kaldırıldı. En az iki öğün doktorla beraber yemek yenerek otokontrole yardım edildi. 

Türkiye’nin hemen her yöresinden gelen gıdalara tamamen yasak koymadan, davetlerdeki ikramlarda müdahale etmeyip, oradaki fazla kaloriyi sonraki öğünde telafi ile düzenlendi. Meyveye düşkünlükleri nedeniyle, ara öğünleri daha çok meyve olarak ayarlandı. Süleyman Demirel’in yeni bedenine göre kıyafetler hazırlanarak  motivasyonu artırıldı.

Bu diyet sayesinde Süleyman Demirel 10 ayda 24 kilo verdi. 5-6 ay kadar bu kilo korundu. Sonra 2 kilo daha verdi. 89 kiloya indi, ancak yaz tatili için gidilen Antalya’da programa ara verildi. Tatilden sonra programa devam edildi.  

Türkiye’nin her yerinden özenle hazırlanan gıdaların var olduğu bir sofrada, hem de lezzete alışmış birisini bunlardan mahrum etmemek için her şeyi yasaklamaktansa, miktarın kısıtlanması tercih edildi. Mutfakta ise yağı, tuzu dahi tartarak konuldu. Ev dışındaki ikramlarda bozacak olursa programı, ardından evde sebzeye ağırlık verip dengelendi. Bu sayede Süleymen Demirel baklava da yiyebiliyor. Ama her şey ölçülü. 6 öğünü, 1600 -1700 kalori/gün olarak ayarlanan bir beslenme programı sonuca ulaşıldı. Beraberinde günlük düzenli yürüyüş yapıldı.

Özel Doktoru Aylin Cesur, Süleyman Demirel’in bu diyet sayesinde kilo vermekten son derece memnun olduğunu ifade ediyor: “Şu an Sayın Süleyman Demirel’in sağlık durumu çok iyi, günde 12 saat, haftada 6,5 gün çalışıyor, hergün onlarca bazen yüzlerce kişi kabul ediyor, hepsini kapılara kadar uğurluyor, üniversitelerde, birçok kurum ve kuruluşun organizasyonlarında ayakta saatlerce konuşuyor, mülakatlar veriyor, il il dolaşıyorlar. Ayrıca bir çok yurtdışı etkinliğe katılıp, aktif rol alıyor. Bütün bunları yaparken kendisi hariç bazen hepimiz dökülüyoruz. Diyabeti ve hipertansiyonu olmasına rağmen her ikisi de tamamen ayarlı. Geçenlerde bir gazeteci kendisine sorduğunda 50 yaşında hissettiğini söylemişlerdi, ben de o anda içimden 50 yaşındalar diye geçiriyordum”

Cesur bu ayrıntılı programı dikkatle yürütürken dünyadaki ilgili gelişmeleri de izlemek zorunda kalıyor: “Ulusal ve uluslararası kongrelere katılıyorum. 2 gün evvel Kopenhag’da düzenlenen 17000 kişinin katılımının olduğu EASD (Avrupa Diyabet Kongresi)’den döndüm. Her seferinde yenilenip, donanıyorsunuz.

6-10 Eylülde Antalya’da Ulusal Geriatri Kongresine, Sayın Cumhurbaşkanı’mız ile İstanbul’da 10-13 Eylül’de Eisenhower Fellowships İstanbul Konferansına, 13-17 Eylül’de de Kopenhag’daki toplantıya katıldım. 11 gün içinde katıldığım bu 3 büyük ve farklı alanlardaki organizasyonlarda ortak trend; dünyanın iletişim ve teknolojideki yeniliklerle artık çok küçüldüğü, insanlığın kendisine yakışan sağlığı, refahı tüm dünyaya ulaştırma gayretini ve yarışını gördüm. Sağlık konusuna gelince; dünya artık sadece tedavinin değil, hastalıkları oluşmadan önlemenin peşinde. Bunun için bugün hemen herkesin kendisi için birşeyler yapmaya başlaması gerekiyor. Eski beslenme alışkanlığının yerini, 3+3 öğünle ölçülü, dengeli, doğal gıdaların aldığı, düzenli egzersizin yapıldığı ve düzenli kontrollerin ihmal edilmediği bir yaşama adım atmak gerekiyor.  Diyabet de dahil bir çok kronik hastalık oluşmadan önlenebilmekte.

Bu yılki EASD’de diyabetin önlenmesine ve komplikasyonlardan korunmaya yönelik çalışmaların yoğunlaştığını, inhaler insülin, insülin pompası gibi yeni tedavi yöntemlerindeki  teknolojinin, diyabetlinin hayatını kolaylaştırmak üzere daha da iyileştirildiğini söyleyebilirim.”

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.