gıdahattı e-bülten

E-Bülten Üyelik  
Perşembe, 17 Ekim 2013 07:31

Ton balığı konservesi sektörü, Yükselen ham madde fiyatlarının gölgesinde

Ton balığı tedarikini büyük ölçüde ithalatla karşılayan konserve sektörü, av yasakları, nakliye sorunu, dünya balık stoklarındaki azalma ve henüz akua kültür yolu ile üretiminin yaygınlaşmamış olması nedeniyle büyüme konusunda temkinli duruşunu sürdürüyor.

İşlenmiş su ürünleri arasında, konserve balığın küresel tüketimi giderek artıyor. Türkiye’de de tüketiciler tarafından tercih edilen bir ürün olan ton balığı konservesi sektörü, 2006-2011 yılları arasında tonajda %38, ciroda %87 büyüme kaydetti. Nielsen verilerine göre Türkiye Perakende  ton balığı pazarı 2011 yılında 5 bin ton miktar, 109 milyon TL değere ulaştı.  Pazar, 2010 yılına  göre miktar bazında %2 küçülürken, ciro büyümesi %4 oldu.

Pazarın daralmasında tedarik zincirindeki sıkıntılar dolayısıyla ham madde fiyatlarındaki artışın da etkisi var. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) Ekim ayı verilerine göre, süpermarketlerde teneke kutular içerisinde satın aldığımız ton balığı türlerinin (Skipjack ve Yellowfin) global pazarlarda Eylül ayı ton fiyatı, bin 750 Euro ile 2 bin 450 Euro arasında yüksek seviyede seyretti. Geçtiğimiz yılın Nisan ayında bu fiyat ton başına 2 bin dolar seviyesindeydi. FAO’ya göre, küresel konserve ton balığı piyasasında hammadde fiyatları, Ortadoğu’daki siyasi huzursuzluklar ve sadece “sürdürülebilir” orkinos ürünlerini satmaları için yeşil grupların perakendeciler üzerindeki artan baskısının gölgesinde yükseliyor.

Rapor, sınırlı arz ve azalan talebin, global ton balığı fiyatlarının yüksek seyrine devam etmesine neden olacağını da kaydediyor.

Koçak: “Fiyat piyasa koşullarına göre oluşuyor”

Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Durali Koçak, global fiyatların serbest piyasa koşullarına göre oluştuğunu söylüyor.

Türkiye ton balığı tedarikini iki yoldan karşılıyor; avcılık ve ithalat yoluyla.  Koçak, “2011 yılında yaklaşık toplam 16.000 ton civarında ton balığı türünün avcılığı yapıldı. Bizim işleme sanayimiz genellikle ithalata dayalı.” diyor.

Yerel kaynaklardan avcılık yoluyla elde edilen türler mavi yüzgeçli orkinos, yazılı orkinos, gobene (tombik), uzun kanat orkinos (tulina) ve küçük ton balıkları olarak adlandırılan palamut/torik türleri. Bunlardan mavi yüzgeçli orkinos balığı avcılığı 15 Haziran -15 Mayıs tarihleri arasında yasak. Diğer türlerin avcılığı ise Akdeniz’de kıyıdan itibaren 6 millik mesafe dışında, dönem boyunca serbest bırakıldı. Bu sayede ton balıklarının, işleme sektörüne kazandırılmasına imkân tanınıyor.

Mavi yüzgeçli orkinos türünün tamamı ihraç edilirken, diğer türler iç piyasada tüketiliyor. Genel Müdür Koçak, ton balığı işleyerek konserve yapan sanayinin ihtiyacı karşılanamadığından ithalat yapıldığına dikkat çekiyor. Resmi kayıtlara göre, 2010 yılında 8 bin ton, 2011 yılında ise 9 bin ton balık ithal edilmiş.

Mavi yüzgeçli orkinosta kota

Ton balığı türlerinden özellikle orkinos türü, Uzak Doğu pazarında “Suşi- Saşimi” yapımında çok tercih ediliyor ve yüksek fiyatlarla satılıyor.

Ancak Atlantik Ton Balıklarını Koruma Uluslararası Komisyonu (ICCAT) tarafından, nesli tehlikede olduğu gerekçesi ile mavi yüzgeçli orkinoslara 2002 yılından itibaren avlanma kotası getirildi.  ICCAT, her ülkeye ayrı avlanma kotası belirliyor. Bu kotalar, mavi yüzgeçli orkinosları koruma gerekçesi ile her yıl düşürülüyor. ICCAT’ın son toplantısında 2012 yılı Türkiye kota miktarı 535 ton olarak belirlendi. Tahsis edilen orkinos av kotası, toplam kota içerisinde %4’lük bir paya karşılık geliyor. Türkiye kendisine verilen kota tahsisine itiraz ederek, kota miktarının artırılması için tüm platformlarda bunun mücadelesini veriyor. “Biz, toplam avlanabilir kota miktarının artırımını değil, kotanın adil bir şekilde dağıtımını istiyoruz” diyen Koçak, bunun da “kabul edilebilir matematiksel bir formül”  ile hesaplanmasını talep ettiklerini belirtiyor.

Anbar: “Akua kültür yolu ile üretimi yaygınlaşmadı”

15 Mayıs-15 Haziran tarihleri arasında avlanan mavi yüzgeçli orkinoslar balık çiftliklerinde yetiştirildikten sonra ihraç ediliyorlar. Bu çiftliklerde 100-150 kg arası yakalanan orkinoslar beslenerek ağırlıkları 500 kiloya kadar çıkıyor. Orkinos yetiştiriciliği ile uğraşan Aqua Grup yöneticisi Nedim Anbar, “Dünya balık stoklarındaki azalma fiyat artışındaki en önemli nedenlerden biri” diyor. Anbar’a göre bir diğer sebep de henüz ton türü balıkların akua kültür yolu ile üretiminin yaygınlaşmamış oluşu.

Nedim Anbar, bu genel yaklaşımın haricinde Türkiye’de 2002 yılında başlayan orkinos yetiştiriciliğinin ICCAT’ın koruma tedbirleri nedeniyle kapasite kaybına uğradığını savunuyor. Bir başka deyişle; halen Türkiye’de kurulu 9 bin ton civarında orkinos yetiştiriciliği kapasitesi olmasına rağmen, yıllık bin 500-2 bin ton civarında bir üretim ve ihracat gerçekleştirilebiliyor.

ICCAT kotası haricinde Türk orkinos yetiştirici firmaları, başta Magrip (Tunus, Fas, Libya, Cezayir ) ülkeleri olmak üzere Akdeniz’deki orkinos kotası sahibi ülkelerden ihraç kaydı ile canlı orkinos ithalatı yaparak kaynak sağlama çabalarını sürdürüyor.

 

Anbar, Türkiye’ye tahsis edilen kota miktarının, ICCAT bilim kurulu SCRS’in yaptığı bilimsel çalışmalar sonucunda ortaya çıkan toplam yakalama miktarından Türkiye’ye düşen kısım olduğunu söylüyor. “Bu haksız ve adaletsiz pay,  maalesef Türkiye’nin ICCAT’a üye oluşta geç kalmasından ve pastadan hakkı olan miktarı alamamasından kaynaklanıyor” diyen Anbar konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yapıyor:

“SCRS tarafından, 2012 yılı orkinos stok değerlendirme ve müteakiben de yıllık olağan toplantılarında Doğu Atlantik ve Akdeniz orkinos stokunun iyileşmekle kalmayıp hatta tarihi en yüksek seviyelere varmış olabileceği değerlendirildi. Buna istinaden ICCAT’ın 2012 yılı Kasım ayında Fas’ta yapılacak olan yıllık toplantısında genel kota artışı yapılabileceği ve bu sırada da Türkiye’ye yapılmış olan haksızlığın bir nebze de olsa giderileceğini bekliyoruz.”

2011’de 555 ton mavi yüzgeçli orkinos ihracatı gerçekleştirdiklerini kaydeden Anbar; “2012 hedefimiz de aynı düzeyde.  Yetiştirdiğimiz orkinosları Japonya’ya ihraç ediyoruz. İhracat ile ilgili önemli bir sıkıntımız yok. Yıllık ihracatımız 10 milyon dolar seviyesinde ve bu rakamın altına düşmek istemiyoruz” diyor.

Akkaya: “Rekoltedeki düşüş, fiyatları etkiliyor”

Kerevitaş Genel Müdürü Ergün Akkaya’ya göre, global ton balığı fiyatlarını etkileyen en önemli sebeplerin başında, avlanma rekoltesi ve mevsimsel av yasakları nedeniyle pazara arz edilen hammadde miktarındaki düşüş geliyor. Başta yakıt olmak üzere tedarikçilerin genel giderlerindeki artışlar da bir başka önemli etken. Son yıllarda gözlenen avlanma rekoltesindeki düşüş, sektörün ton balığı tedarik zincirinde yaşadığı sıkıntıların başında geliyor. Uluslararası anlaşmazlıklar nedeniyle belli ülkelerin av sahalarına uyguladıkları av lisanslarına getirilen sınırlamalar,  av sahasına sahip ülkelerin kendi üreticilerini koruma adına ihracata getirdikleri sınırlamalar ve soğuk zincir altında depolanan ve sevk edilen hammaddenin nakliye sıkıntıları nedeniyle de sorunlar yaşanıyor.

Küresel tedarik zincirinde yaşanan sıkıntıların hammadde fiyatlarında keskin artışlara ve üretim devamlılığında kesintiye sebep olduğunu söyleyen Akkaya, “Bu da yükselen maliyet demek” diyor.

Akdeniz av sahasından yakalanan Ton Balığı cinsi Bluefin’in tüm dünyada koruma altında olduğunu söyleyen Akkaya, “Superfresh konserve ürünlerinde fiyat ve renk sebebiyle ham madde olarak tercih etmediğimiz bir cins. Görünüm, verimlilik ve lezzet nedeniyle üretimimizde Yellowfin ve Skipjack türü ton balıkları kullanıyoruz” diyor.

Ton balığı konservesi üretiminde kullanılabilen Yazılı orkinos, gobene (tombik) ve uzun kanat orkinos (tulina) balıklarının 18 Ağustos’ta yayımlanan Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğ ile yıl boyunca serbest bırakıldı. Akkaya’ya göre, ton balığı konservesine olan talep sürekli artışta ve toplam avlanan tonajın konserve sektörü dışında Ev Dışı Tüketim sektöründe de kullanılması, artma eğiliminde olan dünya ton balığı fiyatlarına denge oluşturmaktan uzak.

Kerevitaş perakende pazarına 1993 yılında giriş yaptı. Ana markası SuperFresh ile ayçiçeği yağlı, zeytinyağlı, light, poşet ve çeşnili çeşitleri ile ton balığı konservesi pazarında yer alıyor. 2011 yılı perakende balık konserve satışlarının 3 bin 347 tona ve 38,6 milyon lira ciroya ulaştığını kaydeden Akkaya, 2012 yılında yurtiçi pazarında 4 bin 500 ton miktar ve 56 milyon lira ciroya ulaşmayı hedeflediklerini söylüyor. 2012 yılı itibariyle Superfresh Ton Balığı Konserve ürünlerini Avrupa Birliği, Libya, ABD, Romanya, Irak ve Gürcistan pazarına da ihraç etmeye başladıklarını açıklayan Akkay’a, ihracatta karşılaştıkları en büyük problemin, çok uygun fiyatlarla dünya pazarına giren uzak doğudan gelen ürünler olduğunu, bu durumun rekabet şanslarını büyük ölçüde etkilediğini de sözlerine ekliyor.

Zeybek: “En önemli etken hammadde fiyatları”

Dardanel Satış ve Pazarlama Direktörü Özgür Zeybek, ton balığı tedarik zincirinde fiyatların, hava koşulları ve avcılık durumuna bağlı olarak mevsimsel değişiklikler gösterdiğine dikkat çekiyor. Türkiye, diğer üretici ülkeler gibi ton balığı tedarikini büyük oranda avcılığın yoğun olduğu Hint ve Pasifik okyanusundan sağlıyor. Akdeniz’de en çok avlanan türün mavi yüzgeçli orkinos olduğunu belirten Zeybek, “Diğer türlerin Türkiye ve Akdeniz’de çok büyük miktarda avcılığı bulunmadığından dolayı fiyatları etkilemeyeceği kanaatindeyiz” diyor.

Zeybek, mavi yüzgeçli orkinoslar için de: “Türkiye mavi yüzgeçli orkinos avcılığında en etkin filoya sahip ülkelerden biri. Mevcut avlanma kotasının arttırılabilmesi için Türkiye’nin etkin filo ve geçmiş avcılık miktarlarının da baz alınarak düzenleme yapılmasının bu soruna çözüm olacağına inanıyoruz” değerlendirmesini yapıyor.

Ülkemizde ton balığı üretiminde miktarsal bir problem bulunmayıp, üretimin tüketimi rahatlıkla karşıladığını söyleyen Zeybek, Dardanel olarak, tahmini büyüklüğü 15 bin tona yaklaşan yurtiçi ton balığı pazarında, ihtiyacı karşılayan 2 büyük firmadan biri olduklarını, iç pazarın yanı sıra AB ve diğer komşu ülkelere düzenli ihracatlarının olduğunu da ifade ediyor.

 

Ton balığı konservesi

Ton balığı konservesinde ağırlıklı kullanılan balık çeşitleri; Albacore Tuna (Thunnus Alalunga), Bigeye Tuna (Thunnus obesus), Northern Bluefin Tuna (Thunnus thynnus-Orkinos), Skipjack Tuna (stripe-bellied Bonito) (Katsuwonus pelamis) Yellowfin Tuna (Thunnus albacares) dır.

Ton Balığı konservesinde kullanılan balık çeşidi farklılıkları, bitmiş ürünlerin farklı adlandırılmasına yol açmıştır. Skipjack, Bluefin ve Yellowfin cinsi ton balıkları konserve edilip ve “hafif et-light meat” olarak satılırken Albacore cinsi ton balığı birinci kalite olarak etiketlenir “beyaz et-white meat” olarak satılır.

Beslenme açısından faydaları

Düzenli olarak balık yenildiğinde kalp krizi riski ve felç vakalarının daha az görüldüğü biliniyor. Ton balığında bulunan Omega-3 yağı atardamarların sağlığını koruyarak kalp hastalığını ve felç riskini de önlemektedir. Ton balığı, Omega-3 bakımından en zengin balıklar arasında. Omega 3 yağı olmasına karşın daha az yağ bulunuyor. Bu nedenle kilonuzu sağlıklı bir biçimde koruyabilmek için bol bol balık yiyebilirsiniz. Şeker hastaları, kalp hastalığı ve felç riskinden daha çok etkilendikleri için balık yemek onlar için daha önemli. Ayrıca balık yağında bulunan D vitamini de kalsiyum ve fosforun vücut tarafından emilimini arttırdığı için faydası daha fazla.

Okunma 1633 defa